KENDİNİ HİÇE SAYAN HİÇE SAYILIR...

Kendini hiçe sayan, hiçe sayılır...
Bir hayali beklemek , olmayacak duaya amin demek. Günün sonunda en çok senin acı çekiyor olman demek. Öğrendim.
İnsanlar bunu bilir ama aynı sondan kaçamaz.
Karmayı anlamadıkça döngüyü kıramaz.

YARIM KALAN HİKAYELER


Ağzımız yanınca su içer, elimiz yanınca üfler, yüreğimiz yanınca ağlarız. Bazı çareler fiziksel bazıları ruhsaldır.
İlk canımızın yanışı doğduğumuz an'dır. Beyin bunu anında resetler. Yaşamdaki acılara sıfırdan başlama şansı verebilsin diye. En kalıcı yaralar, ruha kazınanlardır.

TAM UMUDUMU YİTİRDİĞİMDE


İnsan biyolojik, Psikolojik ve toplumsal bileşkedir.  Son zamanlarda toplumsal tarafım çok yara aldı.
Etrafımdaki insanların tutumları, bugüne kadar kimliklerim de var olan değer yargılarıma, çok ters gelmekte. Kendimi değiştirmek, tutumumu onlara uydurmaya çalışmak ,belki bir çözüm olabilir. Bu kez de içimin henüz o değişim için yeterince olgunlaşmamış olduğunu görmek yine çaresizlik ve ikilem içinde bırakıyor beni.
23 NİSAN  ÇOCUK İSTİSMARI
Pedofili , cinsel istismar ve ensest ilişki her ülkede her toplumda var.
Ancak kapalı ve baskıcı toplumlarda çok çok fazla.
Özellikle Dini ve ahlaki olarak baskılanmıs KADIN ERKEK DOĞASINI YADSIYIP HER ŞEYİ AYIP GÜNAH BELLEMİŞ GERİ TOPLUMLARDA bu hat safhadadır.

41 YAŞ +41 FARKINDALIK


Her sabah gülümseyerek aynaya bakarım. 
Kimseyi bulamazsam kendime günaydın der güne mutlu baslarım.
Uykuma dikkat eder ,
Az yemek bol sebze yerim.
Keyifli bol renkli sofraları severim.
İçkiyi tadında içerim.
Dans etmek en büyük zevklerimdendir,
Hareketsiz yaşam düşünemem.
Her gün sağlığım ve sevdiklerim için teşekkür ederim.
Sevdiğim insanlara bol vakit ayırırım.
Sorumluluk tan asla kaçmam.
Çalışmayı çok severim.
Boş yere zaman harcamam, sosyal sorumluluk projesi olmadan duramam.
En sevdiğim odam kütüphane odamdir.
Hazinem; kitaplarım tecrübelerim ve Öykü m dür.
Sevmekten çekinmem sevgimi göstermeyi severim.
Sevgilimin kollarında uyanmak keyif ve huzurdur kıymetini bilirim.
Yaşamı en lerde yaşamayı severim.
Cosku ve tutku göbek adımdır.
Ailem ve sevdiklerim işimden ve herseyden öncedir.
Hayalim , herkesin eşit olanaklara sahip olmasıdır.
İlkem vicdanlı ve dürüst ve çalışkan olmaktır.
Çok renkliligi sever yeni şeylere balıklama dalarım.
Gezip görmek dünyayı keşfetmek yaptığım ve yapmaya devam edeceğim zevkimdir.
Yazmak ,anlatmak, aktarmak iş değil mutluluktur
Sohbeti ve lokmayı paylaşmak yüreğimi ısıtır.
Acıdan dersler çıkarmayı sever, neyin şer neyin hayır olduğunu anlamak için bekler ve yordarim.
Takım tutarım ama adil olurum. Doğduğum topraklara bağlı ama dünya vatandaşıyım.
Sevdiğim herşeyi ve kendimi eleştiririm. İnsanlara dokunabildigimde ise kendimle gurur duyarım.
Yıkıcı değil yapıcı olmaya gayret ederim.
An ın kıymetini bilir yarın yaşam bitecekmiş gibi yaşarım. Fakat önümüzdeki 50 yılı planlarım.
Ölümden hiç korkmam , yaşamaya aşığım.
Doğa ve güneş olmazsa olmazım dır.
Apolitik yaşamı sevmem. Toplumsal olayların içinde olmak bana insanlığımı hissettiren en önemli olgudur.
İyilik yapıp uzay boşluğuna atarım bunu herkesten gizli yaparım.
Uzayda yaşam olduğuna ,dunyada yaşamın varlığından daha çok inanırım.
Kuzuları ve sıpaları çok ama çok severim.
Çiçeklerden en çok orkide yi beğenirim.
Yaşadığım alanları estetik ve temiz kılmayı severim.
Çok eşyayı sevmem. Boş alan düzen sevgi ve huzur ararım yuvamda.
Hiçbir şeyi sahiplenmem gökyüzünden başka.
Şiiri severim ama şiir tadında yaşamayı daha da fazla...
Dilek kılıç 😅

Bu Topraklarda Kadın Olmak

Bu topraklarda kadın olmak...
Nazi kampında kalan bir Yahudinin dediği gibi; eğer tanrı varsa öbür tarafta onu affetmem için ayaklarıma kapanmalı.
Özgecan da bu düşünce ile mi gözlerini yumdu bilemem.
Bildigim tek şey; bu caniler ıcın, "Allah belanı versin" demek olmayacağı , çünkü Allah hep böylesi durumlarda meşgul oluyor. Hicbir kavrama oturtamiyorum bu haksızlıkları yapılan bu canilikleri.
Erkeklerin ne kadar Id'leriyle( ilkel benlikleri) hareket ettiklerini görüyorum.

Mutsuzlar Sevinçleri Paylaşamaz



Bizim toplumda insanlarımız, acıyı paylaşmayı sever.
Sevinci paylaşmaya tahammülü yoktur. Neden mi?
Moral mutluluk seviyesi ülkemizde ortalama 2 iken,
gelişmiş batı toplumlarında 7- 8 civarındadır.
Bu da; insanlarımızın bireysel yaşamlarında, bir hayli mutsuz olduğunu gösterir.
Yalnızca kendinden daha kötü durumdakileri gördüklerinde, kendilerini daha iyi hissederler.
Hatta acı içinde olan dostlarına, yurttaşlarına, ya da hiç tanımadıklarına öylesine yardımsever olurlar ki şaşarsınız.